Grönland Buz Tabakası Altındaki Soğuk Savaş Mirası: Nükleer Atıklar ve Gizli Projeler..
Haber Özeti
*Murat Yeşil
İstanbul Yerel Haberler (İY)
Grönland’da Nükleer Kâbus: Buzlar Eridikçe Felaket Yaklaşıyor! Grönland’ın eriyen buz tabakası, Soğuk Savaş’ın en karanlık sırlarını gün yüzüne çıkarıyor. ABD’nin 1960’larda gizlice yürüttüğü Project Iceworm nükleer füze ağı projesi ve terk edilen Camp Century üssü, geride bıraktığı radyoaktif atıklarla bugün hem çevresel hem de jeopolitik bir tehdit haline geliyor. 1968 Thule B-52 kazasından K-27 denizaltısının batırılmasına kadar uzanan nükleer miras, iklim değişikliğiyle birleşince Arktik’in geleceğini yeniden şekillendiriyor. Bu gizli tarih, aynı zamanda ABD’nin Grönland’ı satın alma ısrarının altında yatan stratejik hesapları da aydınlatıyor.
Project Iceworm tam olarak neydi?
ABD Ordusu, 1960-1963 yılları arasında Sovyetler Birliği’ne karşı “ikinci vuruş” kapasitesini garanti altına almak amacıyla Grönland buz tabakasının altına yaklaşık 4.000 km uzunluğunda tüneller ağı kurmayı planladı. Bu ağda 600 adet modifiye Minuteman tipi nükleer füze (Iceman) raylı sistemle hareket edecek, binlerce farklı fırlatma pozisyonunda gizlenecekti. Projenin kapladığı alan 52.000–130.000 km² arasında değişiyordu; yani Danimarka’nın 1,2 ila 3 katı büyüklükte bir bölge. Camp Century neden “bilimsel araştırma üssü” diye tanıtıldı?
Gerçek nükleer füze planını Danimarka’dan gizlemek için Camp Century, “Arktik inşaat teknikleri ve buz bilimi araştırma istasyonu” olarak sunuldu. 1959-1960 yıllarında inşa edilen bu üs, dünyanın ilk taşınabilir nükleer reaktörü PM-2A ile çalışıyordu. Yaklaşık 200 kişilik personel sıcak duş, sinema, spor salonu ve iyi yemek gibi lüks imkanlarla donatılmıştı. Ancak buz tabakasının beklenmedik hızda hareket etmesi (yılda 3-10 metre) tünellerin hızla çökmesine yol açtı ve proje 1963’te iptal edildi.
PM-2A reaktörü ne oldu, atıklar nerede kaldı?
Reaktör 1964 yılında tamamen sökülüp Idaho’ya taşındı. Ancak operasyon sırasında oluşan yaklaşık 178.000 litre düşük seviyeli radyoaktif soğutma suyu, 200.000 litre dizel yakıt, PCBs, asbest ve 24 milyon litre arıtılmamış atık su buz altında bırakıldı. Güncel radar ölçümleri (NASA 2024-2025) atıkların hâlâ 30-55 metre derinlikte tamamen kapsanmış olduğunu gösteriyor. Şu an sızıntı yok, ancak iklim modelleri net erime döneminin 2090-2150 arasında başlayabileceğini öngörüyor.

Grönland’da başka nükleer olaylar yaşandı mı?
Evet. En bilineni 21 Ocak 1968 Thule B-52 kazası. Operation Chrome Dome kapsamında havada nükleer alarm uçuşu yapan bir B-52G, Thule Hava Üssü yakınlarında düştü. Uçakta taşıdığı dört adet B28FI termonükleer bomba patlamadı ancak konvansiyonel patlayıcıları infilak ederek yaklaşık 7-8 km² alana plütonyum saçtı. Temizlik operasyonu (Project Crested Ice) 9 ay sürdü; %90’ı temizlendiği iddia edilse de bazı parçalar hâlâ bulunamadı.
Kutuplardaki diğer büyük nükleer atık sorunu nerede?
En büyük yük Rusya’da. Sovyetler Birliği, Kara Denizi ve Barents Denizi’nde 17.000’den fazla radyoaktif konteyner, 14 nükleer reaktör ve birden fazla batık denizaltı bıraktı. En tehlikelilerden biri K-27 denizaltısı (1968’de reaktör kazası yaşamış, 9 kişi ölmüştü). 1982’de 33 metre derinliğe kasıtlı batırılan K-27, günümüzde korozyon ve olası zincir reaksiyon riski taşıyor. Rosatom 2027-2028’de kaldırma planlıyor.
Peki tüm bu gizli projeler ve atıklar bugün neden tekrar konuşuluyor?
İklim değişikliğiyle eriyen buzullar, 60 yıl önce “sonsuza dek gömülü kalacak” diye bırakılan atıkların gün yüzüne çıkma riskini artırıyor. Aynı zamanda Grönland’ın stratejik önemi de hızla yükseliyor: nadir toprak elementleri, yeni deniz yolları, askeri üs potansiyeli ve Arktik’teki Rusya-Çin faaliyetlerine karşı konum.
ABD Başkanı Trump’ın Grönland’ı satın alma konusundaki ısrar etmesinin nedenleri neler olabilir?
Trump’ın 2019’da başlayan ve 2025’te yeniden gündeme getirdiği Grönland satın alma ısrarı, sadece sembolik bir çıkış olarak değerlendirilemiyor. Stratejik açıdan bakıldığında:
- Pituffik Space Base (eski Thule) üzerinden Arktik’teki füze erken uyarı ve uzay gözetleme üstünlüğünü kalıcı hale getirmek,
- İklim değişikliğiyle açılan yeni Kuzeybatı Geçidi’ni kontrol etmek,
- Çin’in Grönland’daki nadir toprak madenleri ve altyapı yatırımlarını sınırlamak,
- Buzullardaki potansiyel nükleer atık temizliği ve çevre yönetimini doğrudan ABD kontrolüne almak gibi çok katmanlı jeopolitik hedefler yatıyor.
- Trump’a göre “ulusal güvenlik meselesi” olan bu konu, Danimarka ve Grönland tarafından “satılık değiliz” yanıtı alsa da, ABD’nin Arktik’teki varlık politikasında Grönland artık vazgeçilmez bir parça olarak görülüyor.
- Grönland’ın buzulları eridikçe, Soğuk Savaş’ın nükleer gölgesi günümüzün en sıcak jeopolitik tartışmalarından birine dönüşüyor.
Author: Murat Yeşil, Ph.D.
Professor of Journalism & Media Studies
Managing Editor – İstanbul Yerel Haberler (İY)
Kaynakça
- U.S. Army Corps of Engineers – Camp Century & Project Iceworm declassified documents (1995-1996)
- NASA Operation IceBridge & UAVSAR radar verileri (2024-2025)
- GEUS Camp Century Climate Monitoring Programme raporları (2017-2023)
- IAEA & Rosatom – Kara Denizi radyoaktif atık envanteri (1993 Beyaz Kitap ve güncel raporlar)
- Danimarka Hükümeti – 1968 Thule kazası soruşturma raporu (1995)
- Atomic Heritage Foundation – PM-2A Portable Nuclear Power Plant tarihi
