Avusturya’nın başkenti Viyana’nın bu yıl ev sahipliği yapacağı 2026 Eurovision Şarkı Yarışması önümüzdeki hafta başlıyor. Yarı finaller 12 ve 14 Mayıs’ta, final aşaması ise 16 Mayıs’ta düzenlenecek.
Ancak yarışma heyecanının artmasından öte Eurovision aylardır yine siyasi tartışmaların odağında. Nedeni ise geçmiş yıllarda da olduğu gibi İsrail’in katılımı. Bu yıl çok sayıda ülke yarışmayı boykot ediyor.
Organizatörler ise yarışmanın her ne kadar apolitik olduğunu söylese de artık görmezden gelinmesi giderek zorlaşan siyasi gerilimler, Eurovision’u siyasi bir arenaya dönüştürmüş durumda.
Viyana en son 2015 yılında Eurovision’a ev sahipliği yapmıştı. Yarışma 70’inci yıldönümünde kültür ve çeşitlilikle özdeşleşen bu şehre bu yıl geri dönecek. Beklentiler ise yüksek: Yarışmanın insanları bir araya getirmesi ve “kapının herkese açık olduğu” mesajını vermesi hedefleniyor.
Slogan da bu mesaja uygun seçildi: “United By Music – In The Heart Of Europe” (Müzikle Birleşiyoruz – Avrupa’nın Kalbinde).
Ancak mevcut tablo bunun tersini yansıtıyor.
İsrail tartışmaların merkezinde
Tartışmaların odağında olan İsrail, Noam Bettan tarafından seslendirilen ve bir aşk şarkısı gibi görünen “Michelle” ile Viyana’da temsil ediliyor. Ancak Gazze savaşı nedeniyle çok sayıda Batılı aktivist ve kültür dünyasından bazı kesimler, İsrail’in yarışmadan çıkarılmasını ya da boykot edilmesini talep ediyor.
Geçen yıl İsrail adına yarışan Yuval Raphael, “New Day Will Rise” adlı şarkısıyla ikinci olmuştu. Yoğun tepkilere rağmen İsrail, bu yıl da yarışmaya katılıyorFotoğraf: Jens Büttner/picture alliance/dpa
Son olarak 1100’den fazla sanatçı açık bir mektuba imza atarak net bir mesaj verdi: İsrail katıldığı sürece Eurovision yapılmamalı. “No Music For Genocide” (Soykırıma Müzik Yok) girişimine destek verenler arasında Peter Gabriel, Massive Attack, Roger Waters, Macklemore ve Brian Eno gibi uluslararası isimler de bulunuyor.
Ancak tepkilere rağmen Avrupa Yayın Birliği’nin (European Broadcasting Union – EBU) tutumu değişmiş değil: Yarışmanın, hükümetlerin değil yayın kuruluşlarının birliği olduğu vurgulanıyor. Böylece İsrail, Eurovision’un parçası olmaya devam ediyor.
Kıdemli ülkelerden boykot
Bazı ülkeler ise net tavır aldı. İrlanda, Hollanda, Slovenya ve İzlanda gibi geçmişte Eurovision’un müdavimleri arasında yer alan ülkeler, yarışmaya katılmıyor.
Son olarak İspanya da boykota katıldı. Böylece Eurovision’un en büyük finansörleri arasında yer alan ve “Big Five” (Büyük Beşli) olarak adlandırılan beş ülkeden biri, bu yıl yarışmada yer almıyor. Bu daha önce hiç yaşanmamıştı. Bu ülkeler her yıl doğrudan yarışmaya katılma hakkına sahip.
Ayrıca bazı ülkelerde Eurovision televizyonlardan da canlı olarak yayınlanmayacak. Son olarak dünya genelinde yaklaşık 170 milyon izleyiciyi ekran başına toplayan etkinliğin bu yıl daha az izleyiciye ulaşması bekleniyor.
“Yalnız değilsin Gazze” pankartları eşliğinde İsrail karşıtı çok sayıda protesto gösterisinin yapıldığı İspanya’da, hükümetin siyasi, ekonomik ve kültürel konulardaki resmî tavrı da bu doğrultuda. Eurovision’un en büyük finansörlerinden olan İspanya, İsrail’in katılımı nedeniyle bu yıl yarışmayı boykot ediyor Fotoğraf: Eric Renom/SOPA Images/ZUMA/picture alliance
Romanya’nın şarkısına eleştiri
Jeopolitik konuların yanı sıra Romanya’nın şarkısı da tartışmalara yol açtı. Alexandra Capitanescu’nun “Choke Me” (Boğ Beni) adlı şarkısının “genç kadınların sağlığı ve refahına yönelik kaygı verici bir umursamazlık” sergilediği öne sürüldü. Bu tespit, İngiliz gazetesi Guardian’da yer aldı.
Capitanescu şarkıda “İhtiyacım olan tek şey senin sevgin, onun beni boğmasını istiyorum” sözlerini kullanıyor. Şiddeti yüceltme eleştirilerinin ardından sanatçı Reddit üzerinden yaptığı açıklamada “Choke Me”nin bir metafor olduğunu, kişinin kendi üzerine kurduğu baskıyı ve iç korkularını anlattığını belirtti. Başlık ve nakaratın kelimesi kelimesine anlaşılmaması gerektiğini söyledi.
Bu tepki, ortamın ne kadar hassas hale geldiğini gösteriyor. Eskiden sadece sıra dışı bir sahne şovu olarak görülebilecek şeyler artık ayrıntılı biçimde analiz edilip yorumlanıyor. Ancak şarkıyla ilgili tartışmalar şimdilik azalmış görünüyor.
Ukrayna’dan Almanya bağlantılı şarkı
Ukraynalı şarkıcı Viktoria Leléka da Berlin’de ortaya çıkardığı bir şarkıyla yarışıyor. Sanatçı, etnopop ve müzikal unsurlarını birleştiren eserle Eurovision hayranlarının kalbini kazanmayı hedefliyor.
Bir televizyon röportajında Almanya ve Almanca’yı çok sevdiğini anlatan Leléka, Rusya’nın ülkesine yönelik saldırıları sürerken Ukrayna’ya ve ülkesinin zengin kültürüne ses vermenin kendisi için ne kadar önemli olduğunu söyledi.
Ukrayna’yı temsil edecek olan Leléka, yarışmanın favorileri arasında gösteriliyorFotoğraf: Paul Bergen/ANP/picture alliance
Ukrayna, Eurovision’un en başarılı ülkelerinden biri kabul ediliyor ve neredeyse her zaman final adayı olarak görülüyor. Son olarak Kalush Orchestra, “Stefania” ile 2022’deki yarışmayı kazanmıştı.
Siyasi gerilimlerin sürdüğü dönemde Leléka’nın “Ridnym” adlı şarkısı, içsel dönüşümü, korkuyla baş etmeyi ve umutsuz görünen durumlarda bile umut bulabilmeyi anlatıyor.
Favoriler ve trendler
Müzikal açıdan bakıldığında ise tipik bir Eurovision yaşanacağı görülüyor: Büyük duygular, güçlü sahne tasarımları ve dans edilebilir enerjik elektropop şarkıları.
İsveç, İtalya ve Fransa gibi geleneksel favorilerin yanı sıra son günlerde yeni bir iddialı isim öne çıktı: Yunanistan, “Ferto” (“Ver şunu!”) adlı parçayla Akylas’ı yarışa gönderiyor. Sonsuz tüketimi konu alan tempolu tekno şarkısı bahis şirketlerinde hızla yükseliyor.
Finlandiya da ilk yarı finalde yer alıyor ve pop-klasik tarzındaki ikilinin de yarışmayı kazanma şansı yüksek görülüyor.
Ev sahibi Avusturya ile Big Five üyesi Almanya içinse tablo daha zayıf görünüyor. Her iki ülke doğrudan finale katıldığı için yarı finallerde sahne alma fırsatı bulamıyor.
Yunanistan’ı temsil edecek Akylas, ilginç tavır ve tarzıyla daha şimdiden viral olmaya adayFotoğraf: Paul Bergen/ANP/picture alliance
Türkiye ise 2013 yılından yarışmadaki puanlama sistemi nedeniyle Eurovision’a katılmıyor.
Eurovision Asia geliyor
Avrupa’nın gözü Viyana’dayken Asya’da da dikkat çekici bir gelişme yaşanıyor. 14 Kasım’da Bangkok’ta başlaması planlanan Eurovision Asia ile uzun süredir gündemde olan proje gerçeğe dönüşebilir.
Filipinler, Güney Kore ve Vietnam dahil on ülke şimdiden katılım sözü verdi.
Eurovision’u ABD’de hayata geçirme girişimi ise başarısız olmuştu. 2022’de düzenlenen American Song Contest tek seferlik bir organizasyon olarak kaldı.