Tag Archives: Türkçe

626 yıllık hat eserleri dijital ortama aktarıldı

Bursa’nın simgelerinden Ulu Cami’de yer alan hat eserleri dijital ortama aktarıldı. Tarihi camiyi ziyaret eden turistler kare kodları tarayarak hatların yazarlarını, Arapça okunuşu ve Türkçe mealini dinleyebiliyor.

Osmanlı’nın 4’üncü hükümdarı Yıldırım Beyazıt tarafından 1396-1399 yıllarında yaptırılan tarihi Ulu Cami içerisinde yer alan hat eserleri dijital ortama aktarıldı. Yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan camide 13 ayrı yazı karakteriyle 41 ayrı hattat tarafından duvara yazılmış 87, levha halinde ise 110 olmak üzere 192 hat yazısı bulunuyor. Ulu Cami’ye gelen ziyaretçiler, cami girişlerine yerleştirilen kare kodları telefonlarıyla tarayarak cami içerisindeki eserlerin Arapça okunuşu ve Türkçe mealini öğrenebiliyor.

Bilgi kirliliğinin önüne geçilecek

Hat eserlerinin tanıtılmasının yanında bilgi kirliliğinin de önüne geçilmesi planlanan proje hakkında konuşan Bursa Ulu Cami Onarım Donatım ve Bakım Derneği Başkanı Hilmi Şanlı, “Bursa Ulu Camii tarihi ve mimarisiyle dikkat çektiği gibi aynı zamanda içerisinde duvarlarda bulunan hat sanatlarıyla da oldukça dikkatimizi çeken bir yapı. Dışarıdan gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerimizin çok kolay bir şekilde hat yazılarımıza ulaşmak suretiyle hatların Arapça metinlerini, Türkçe ne anlama geldiğini ve kimler tarafından yazıldığını kolay bir şekilde anlayabilmeleri için gördüğünüz gibi camimizin girişlerinde kare kod sistemini getirdik. Telefonlarını kare kodu okutmak suretiyle burada ne anlama geldiğini dilediği zaman yazılı olarak okuyabildiği gibi aynı zamanda da sesli olarak da bunları dinleyebilecek. Buradaki amacımız ecdadımızın katmış olduğu bu ruhu geleceğimizle buluşturmak özellikle yeni yetişen neslimizi ecdadımızın bu şah eserleriyle buluşturmak. Diğer taraftan Ulu Cami’yle birçok insan geliyor ve hatlar hakkında yanlış bilgiler de yayılabiliyor. Bu hurafelerin önüne geçmek için kaynağından hususunda tamamen üniversite hocalarımız tarafından yazdırdığımız, hazırlattırdığımız bu bilgileri, bilgi kirliliğine meydan vermeden vatandaşlarımızla buluşturma gayesi taşıdık. Bu proje, sadece bir bilgilendirme çalışması değil, aynı zamanda ecdadımızın bıraktığı manevi mirası bugünün teknolojisiyle buluşturma çabasıdır. Ulu Cami’ye gelen her misafir, artık bu kıymetli hatların anlamını öğrenebilecek, gönlünde daha derin bir iz bırakacak” şeklinde konuştu.

Türkçe’nin yanı sıra İngilizce de gelecek

Türkçe’nin yanı sıra İngilizce dili için çalışmaların devam ettiğini kaydeden Şanlı, “Şu anda Türkçesini seslendirebiliyoruz, Türkçe anlamını verebiliyoruz ama çalışması devam ediyor. Önümüzdeki günlerde de İngilizce olarak camimizin içerisinde bulunan hat sanatlarımızın İngilizce anlamlarını yerli ve yabancı ziyaretçilerimizle buluşturacağız” ifadelerini kullandı.

Özgün İçerik:  İstanbul Yerel Haberler (İY)

Kaynak: İHA-İhlas Haber Ajansı 

İslam Ülkelerinin İşbirliği İçin Aracı Diller ve Kültürlere İhtiyacı Yok

İslam Ülkelerinin İşbirliği İçin Aracı Diller ve Kültürlere İhtiyacı Yok. İslam dünyası; tarihi zenginliği, doğal güzellikleri, müthiş ekonomik potansiyeliyle, gelişmesinin önündeki engelleri aşmak isteyen 57 ülkeye sahip büyük bir güç haline geldi bugün. Genç nüfusu, dinamik iş dünyası ile dünyanın gözünü çevirdiği bu ülkelerin büyük bir kısmının karşısına, bugüne kadar hep sömürgeciler çıkmış.

Bu süreçte çok büyük yaralar almış, dolayısıyla bir türlü istediği refaha kavuşamayan ülkeler var. Bu noktada şüphesiz ihtiyaç duydukları şey, samimi bir dost eli, insanca yaklaşan kardeş bir ülke, güven veren, kendisini sömürmeyecek bir iş dünyası…

Coğrafi konumu ve stratejik önemiyle dünyanın dikkatle takip ettiği Türkiye; hem doğulu hem batılı, hem Avrupalı hem Asyalı, gittiği yerlere katkıda bulunan anlayışıyla, dünyada ender ülkelerin başında geliyor.

Bu yönüyle Türkiye; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da yıllardır başlattığı bir süreci, bugün daha da ileriye taşıyarak, “kazan-kazan” ilkesiyle birlikte geleceğe umutla koşuyor.

Şüphesiz, İslam ülkelerinin bu büyük hedefe ulaşmak için yatırım, üretim, ihracat, yeni pazarları keşfetmek, yeni fırsatları ve imkânları değerlendirmek gerekiyor. Özetle, büyük firmalarımızın “dünya markası” olma yolunda koşması gerekiyor. Bunu yaparken de İslam ülkelerinin birbiriyle yapacakları her türlü dirsek teması, ticaret alanında daha hızlı mesafe alınmasını sağlayacak.

İşte burada Türkiye’nin rolü çok önemli. Türkiye artık güçlü bir ülke olarak umut veriyor. Bölgemizde de İslam dünyasında da önemli bir aktör. Sadece siyaset alanında değil hem bilim hem ekonomi alanında son 15 yılda önemli açılımları var. Türkiye lokomotif bir ülke ve İslam dünyasındaki bütün ülkelerin Türkiye’den çok beklentileri var.

Yarınlara farklı bakmalıyız. Var olan zenginlikleri insanlar için iyi kullanmak gerekiyor. Refah seviyesinin artırılması önemli. İslam’a göre ekonomi ve bilim yan yana gitmeli. Yani bilimsiz bir ekonomi mümkün değil.

İslam dünyası olarak tüketici konumundan, üretici bir konuma geçmeliyiz. İthal etmek yerine herkesin kendisini değiştirmesi, üretmesi gerekiyor. Bunun tek yolu bilimsel alandan geçiyor. Eğitim müfredatımızı değiştirmemiz, üretici gençler yetiştirmemiz gerekiyor. En önemlisi de projeler üretmemiz gerekiyor. Batıya bağımlı olmamak gerekiyor.

İslam coğrafyası kendi dillerini kullanmalı. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri arasında ortak dil kullanımı için büyük bir adım atıldı. Artık İslam dünyasının dillerini de bilmemiz, öğrenmemiz gerekiyor.

Afrika’dan Türkiye’ye kardeşimiz geliyor ama ortak dil İngilizce… İngilizce, sadece bir yabancı dil olarak kalmalı. İslam ülkeleri birbirlerinin dillerini öğrenmeli. Türkçe, Arapça İslam dünyasındaki ülkelerin dilleri neyse onu öğrenelim. Birbirimizin kültürlerini bilelim. Aracı diller, kültürler olmasın. İslam coğrafyasındaki ülkeler olarak bizim kendi dilimize, kültürlerimize dönmemiz gerekiyor.